En Son Yayınlananlar:

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Green Street Hooligans



Yeşil Sokak Holiganları, Green Street Hooligans, Hooligans
Filmin Yönetmeni: Lexi Alexander
Filmin Türü: Suç, Dram
IMDB Puanı: 7.5
Yapım Yılı: 2005
Ülke: ABD, İngiltere
Yayınlanan Tarih: 9 Eylül 2005
Senaryo yazarı: Lexi Alexander, Dougie Brimson
Oyuncular: 
Elijah Wood, Charlie Hunnam, David Alexander, Oliver Allison, James Allison, Geoff Bell, Joel Beckett, Kieran Bew, David Carr, Andrew Blair, Brendan Charleson, Scott Christie, Alec Dalman, Claire Forlani, Jacob Gaffney

   Futbolun 'toplumların afyonu' olduğu savunulur. Yıllarca Brezilya, Arjantin, Portekiz gibi ülkelerde en yaygın ve 'popüler kitle' pasifikasyon aracı olarak futbol kullanıldı. "Futbol olmasaydı ben Portekiz'i yönetemezdim" diyen General Antonio Salazar'ın Portekiz'i 3F (Fiesta, Fado, Futbol) ile idare ettiği söylenir. Ülkemizde ise özellikle 12 Eylül sonrası yükselen futbol fanatizmi, arabesk müziğin eşliğinde geniş halk kitlelerini peşinde sürüklemeyi başardı. Hatta kamu bankalarından, kulüp yöneticilerine açılan büyük kredilerle futbol beslendi ve giderek büyük bir ekonomik sektör haline dönüştü. 


   Böylece ekonomik ve siyasal yanlarıyla futbol, halk kitlelerinin yaşamının ayrılmaz bir parçası oldu."Avrupa, Avrupa duy sesimizi, bu gelen Türk'ün ayak sesleri" eşliğinde dalgalanan takım bayrakları aynı zamanda milliyetçiliğin de yeni rengi oldu. Televizyonlarda futbol yayınları ve reklam ise yeni bir ekonomik gelir kapısı haline geldi. 


   Konuyla ilgili "Sporun Sosyolojisi ve Psikolojisi" adlı bir kitap kaleme alan İ.Ü. Cerahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. İbrahim Balcıoğlu, sosyo-ekonomik sebeplerden dolayı az gelişmiş diğer ülkelerdeki gibi bizde de spora pasif katılımın söz konusu olduğunu vurguluyor. 

   Özellikle gençlerin hayatlarında son derece önemli olan futbol maçlarıyla ilgili Balcıoğlu, gözlemlerini şu cümlelerle aktarıyor:
"Takım tutarken uzun boylu düşünüp taşınıp karar verilmez. Bu öyle bir şeydir ki, ömür boyu bağlılığa dönüşür. Bir partiye, bir insana bağlı kalsak, onu desteklesek, sonra o kişi bizi hayal kırıklığına uğratsa, inanç ve güvenimiz sarsılır başka bir partiyi destekleriz. Taraftarlıkta öyle olmuyor, takım yenmese bile, kişi kendisini başka bir takımın kucağına atmıyor." 

 
    Kişilerin tuttukları takımda kendi kimliklerini bulduklarını, güvenlerinin arttığını ve geleceğe umudunu taşıdığını ifade eden Balcıoğlu, seyircilerin herşeyden önce psikolojik, sosyolojik yapısının, ekonomik durumu ve eğitim düzeyinin dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Balcıoğlu, taraftarının kişilik özelliğiyle ilgili şunu söylüyor: "Futbolda üstünlük mücadelesi, 'üstün olma' yenme iddiası, yenilmeme azmi, biz-ötekiler ikiliği işin tabiatında vardır. Tuttuğu takımla kimliğini bulma, özdeşleşme, futbol ile doruğa çıkıyor." 

   Peki tribünleri dolduran fanatiklerin psikolojik durumları nedir..?
   
Psikopat Kişilik: Seyirciler arasında katı tutumlu, hemen zevk almak isteyen sorumluluk hissi duymayan, tekrarlanan uyarı ve cezalara rağmen davranışlarını düzeltmeyen kişilerdir.
   
Aatisosyal Kişilik: Bu kişilerin başları daima belaya girer, deneyim ve cezalardan ders çıkarmasını bilmezler, bir kimseye saygıyı sürdüremezler. Toplum kurallarına uymayı reddederler.
   
Sosyopat Kişilik: Maçı efendice, rahatça, başkalarını rahatsız etmeden izleyemezler. Devamlı küfreder, çevresini tahrik eder, karşı takıma ve taraftarlarına hakaret yağdırırlar.
   
Kışkırtıcı Tipler: Küçük bir sebep onlarda heyecan gösterilerine sebep olur. Dikkat çekici uygunsuz davranışlar gösterirler. Çabuk arkadaşlık kurarlar ama bu ilişkilerini kendi çıkarları için kullanmak isterler. Kolayca inanırlar, yargılamaları sağlam temeller üzerine kurulmamıştır.
   
Telkin Altında Kalanlar: Bu insanlar günlük ihtiyaçlarının giderilmesinde eksiklik gösterirler. Karşılaştıkları güçlüklere yapıcı bir çözüm bulmazlar. Çevrenin desteğine ihtiyaç duyarlar. Güçlü kişilik yapısı oluşmamıştır. Destek gördükleri kişilere bağımlılık gösterirler. 


   Bütün bu saptamalardan sonra şunu ifade etmek isterim ki; bahis konusu futbol severler değil, futbol fanatikleridir. Fanatizmin sosyal pisikolojisi burada tartışılamayacak kadar derin bir konu. Son derbiden sonra olan olaylarda, bir insan hayatının kaybedilmesi, bu filmi anımsattı bana....

   Filmde Harvard’ta gazetecilik okuyan Matt, oda arkadaşına ait uyuşturucu kendi yatağında bulununca okuldan atılır. İngiliz bir adamla evlenmiş ablasının yanına İngiltere’ye taşınmak zorunda kalan Matt, eniştesinin West Ham United fanatiği kardeşi Ben ile takılmaya başlar.


   Futbol konusunda en ufak bir bilgisi olmayan yumuşak başlı Matt kendini West Ham United taraftar grubu GSE (Green Street Elite) nin içinde bulur. Ben ve arkadaşlarıyla maçlara gitmeye, kavgalara karışmaya başlayan Matt, bunca zamandır içinde biriktirdiği şiddeti dışa vuracak ve kendini anlamsız bir fanatikliğin içinde bulacaktır.

   Bayan bir yönetmenden, futbolun artık yalnızca futbol olmadığına dair sarsıcı bir dram. 6.9 puan verdiğim, futbolun kalbinin attığı İngiltere’de giderek artmaya başlayan holiganlığı, vandalizmi ve fanatizmi en sert biçimde ortaya koyan Yeşil Sokak Holiganları, Milwall ve West Ham United klüpleri arasındaki rekabete dair de güzel sekanslar barındırıyor.

   Rekabeti anlamak, sonuçlarını içe sindirebilmek fanatizmi köreltecek en iyi çözümdür. Sonuçta fanatizm insanın duygularına hakim olamayışı neticesinde ortaya çıkan bir dışa vurumdur.Bunu tetikleyen her sebebe sağduyu ile yaklaştığımız sürece yenebilir ve futbolun keyfine rakiplerimizle biralarımızı tokuşturarak hepbirlikte varabiliriz.. 

Edit: OvErUyUz

Kaynaklar ve alıntılar: milliyet.com.tr, donusumkonagi.net, wikipedia.org, psikoloji.gen.tr, izlebizle.net, biltek.tubitak.gov.tr/gelisim/psikoloji, aktuelpsikoloji.com, Prof. Dr. İbrahim Balcıoğlu, teşekkür ederiz..

 FRAGMAN





Yeşil Sokak Holiganları, Green Street Hooligans
(Türkçe Dublaj Full Tek Parça İzle)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...