En Son Yayınlananlar:

Biyografi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Biyografi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2013 Perşembe

Zodiac

Yönetmeni: David Fincher
Türü: Polisiye, Dram, Tarihi, Biyografi
IMDB Puanı: 7.7
Yapım Yılı: 2007
Ülke: ABD
Senaryo yazarı: James Vanderbilt, Robert Graysmith
Başrol Oyuncuları: 
Jake Gyllenhaal, Mark Ruffalo, Anthony Edwards, Robert Downey Jr, Brian Cox, John Carroll Lynch, Richmond Arquette, Bob Stephenson


   Seri Katiller ve Sinemadaki Yansımaları [bknz.] isimli kapsamlı incelememizin içinde var olan bazı film tanıtımlarını ayrıca yayınlıyoruz. İncelemenin içinde sadece tanıtılar ve esinlenilen seri katil profilleri varken, burada filmi izleme şansınız da olacak..
San Francisco’yu yıllarca dehşete boğmuş gerçek bir seri katil, bu katili yakalamayı kendilerine takıntı haline getirmiş gerçek dört adam ve gerçeklerden yola çıkan bu hikayeyi perdeye taşıyan, seri katil filmlerinin başarılı yönetmeni David Fincher… 


Seri katilin bıraktığı ipuçlarını takip ederek olayı aydınlatmayı kendilerine saplantı haline getiren bu dört adamın hayatı, artık katilin hareket alanı içinde şekillenmektedir. Yıllar boyu saldırılarını kesmeyen ve yok olmuş görünürken birden bire yeniden ortaya çıkan bu seri katil, sadece onu yakalamaya çalışanların değil, bütün şehrin kabusu olacaktır. Kurbanlar sadece öldürülenler değil, şehirde yaşayan tüm insanlardır…


Yedi, Oyun, Dövüş Kulübü filmleri ile gerilim sinemasında kendine özel bir yer edinen David Fincher, Zodiac’ın dehşetini estirdiği yıllarda San Fransisco’da yaşayan ilkokul öğrencisi bir çocuktu. Yönetmen, çocukluk dönemini çok etkileyen bu seri katilin hikayesini yıllar sonra beyazperdeye taşıyor..

FRAGMAN



  Zodiac ,  Zodiac Katili
(Türkçe Dublaj Tek Parça Full izle)

17 Mayıs 2013 Cuma

Soraya'yı Taşlamak

The Stoning of Soraya
2008 - ABD
Dram
114 Dak.
Cyrus Nowrasteh
Jim Caviezel ,  Shohreh Aghdashloo ,  Mozhan Marnò ,  Navid Negahban ,  Bita Sheibani
Sahar Bibiyan
Cyrus Nowrasteh ,  Betsy Giffen Nowrasteh
Jason Jones ,  Todd Burns
 Imdb:7.8 

   Soraya'yı Taşlamak filmini sosyal medyadan bir arkadaşın tavsiyesi üzerine izledim.O bana 'izlerken gözyaşlarına hakim olamayacaksın'dedi.Evet olamadım ama sinirden..Film bittiğindeyse dünyanın tüm kötülüklerine, haksızlıklarına, çirkinliklerine, adaletsizliklerine, kadınlarına, çocuklarına hıçkıra hıçkıra ağladım.

   Çok fazla isyan ettim erkek egemen dünyaya... Ve biz kadınlara kızdım.. Kızmak değil de; bastırılmışlığa, susturulmuşluğa kızdım. Daha çok bağırmalı daha çok hakkımızı savunmalı, bize ait olanı almak için daha çok mücadele etmeliyiz. İzin vermemeliyiz erkek hegomanyasının bizi esir etmesine. Hele de 'din kisvesi'altında..

   Filmimiz, Fransız bir gazetecinin İran'ın bir köyünden geçerken, arabasının bozulmasıyla başlıyor. Tamir için arabasını bırakıp, bir kahvehaneye giriyor. O sırada onu gören Zehra, bir şekilde gazeteciyi evine çağırıyor. Gazeteci evine geldiğinde de 'sesimi alıp, buralardan götürmeni istiyorum' diyor ve başlıyor hikayesini anlatmaya...


   Soraya'nın kocası Ali, 2.ci eşini almak istemektedir. Yeni eşin yaşı da henüz 14'tür. Yalnız 2.ci eşi almak isterken, Soraya'ya ve çocuklarına karşı (2 kız çocuğu) hiçbir sorumluluk kabul etmeden bu evliliği gerçekleştirmek amacındadır. Tabii ki bu durumda Soraya'nın geçinebilmesi, evine ve çocuklarına bakabilmesi imkansızdır. Mağlum kadınlar çalışamadığı gibi tekrar baba evine de dönememektedir-ki dönebilseler bile zaten babalar istememektedir.! Bu olaylar olurken, köy sakinlerinden Haşim'in karısı ölür. Molla efendi ve etrafındaki erkekler Soraya'nın , Haşim'in ev işlerini yapmasına karar verirler. Zehra'nın diretmesiyle de bir maaş vermeyi kabul ederler. Ama bu durum kocası Ali'ye yeterli gelmez. Çünkü Soraya boşanmayı kabul etse bile, ona belli bir nafaka vermek zorundadır (şeriat kanunlarına göre). Ve onun ölmesi gerektiğini düşünür. Molla efendiye de bunu dile getirir. Böylece bir plan yapmaya koyulurlar. Ha, plan dediysek öyle karmaşık, çetrefilli birşey yapmaya gerek yoktur. Soraya'nın zina yaptığı dedikodusunu yayarlar. Bunu kanıtlamak için iki şahit yeterlidir nasılsa! Haşim'i tehdit ederler ve planlarını hayata geçirirler. Bu kadar basittir olay!..

   Filmin en can alıcı sahnesi Soraya'nın recme götürülürken söyledikleri bence. Soraya onu taşlayacak olan erkeklere seslenir: Bunu bir insana nasıl yaparsınız? diye.. Gelen toplu cevap ise şudur: Allah'ın emri bu.. En kötüsü de recm bitince, herkesin birbirinin sırtına vurarak 'Alllah razı olsun' demesidir...


   Bu film gerçek bir olaydan senaryolaştırılmış. Bilmediğimiz, duymadığımız trajediler değil maalesef. Kimbilir şuan bile kaç kadın böylesi bir şiddete mağruz kalıyor? İlla ki taşlanmak, dövülmek değildir şiddet, susturulmak, hakkını savunamamak, konuşamamakta şiddetin bir çeşididir..

  Oysa ki dünyanın en güzel renklerindendir kadınlar... Onları karartmak demek dünyayı karartmak demek. Renkli bir dünya da yaşamak varken niye karanlığa mahkum olalım ki-olasınız ki? Ses verin kadınlar. Bağırın ve yaşayın.. Bu dünya bizim de evimiz..!!!
İyi Seyirler...

Yazı: olimposgod


FRAGMAN



Soraya'yı Taşlamak - The Stoning of Soraya
(Türkçe Dublaj Tek Part Full İzle)

15 Mayıs 2013 Çarşamba

Annemi Öldürdüm - J'ai tué ma mère

Annemi Öldürdüm - J'ai tué ma mère - I Killed My Mother
2009 - Kanada
Biyografi ,  Dram
96 Dak.
Xavier Dolan
Xavier Dolan ,  François Arnaud ,  Niels Schneider ,  Anne Dorval ,  Johanne-marie Tremblay
Xavier Dolan
Xavier Dolan ,  Carole Mondello
 Imdb:7.2


    İki sene önce not defterime 'bu çocuğa dikkat' diye yazmışım. Çocuk diyorum çünkü daha 19 yaşındaydı ilk filmini çektiğinde. Ve farkındayım çocuk diyerek haksızlık ediyorum. Kaç kişi  19 yaşındayken hem yazdığı, hem yönettiği, hem de oynadığı bir film yapabilir ki? Dahası bu kadar ses getirebilir?

  Kim mi bu genç yetenek; Xavier Dolan..
  İlk filmi 'Annemi Öldürdüm' ile Kanadalı yeni yetenek epey beğenildi. Cannes'ta dikkat çekmekle kalmadı, ayrıca ödüllendirildide. Ülkesininde o sene ki oscar adayına seçildi. Üstelik senaryosunu henüz 16 yaşındayken kaleme almış ve 19 yaşında kendi imkanlarıyla filmini çekmiştir.



   2009 yapımı olan filmin konusu aslında basit. Lise öğrencisi Hubert'ın annesiyle olan çatışmalarını anlatıyor film. Ama önemli olanda basitliği, içtenlikle ve ustalıkla sunabilmek. Ve Xaiver'da bunu fazlasıyla beceriyor bence.

   Film otobiyografik öğelerde taşıyor. Kahramanımız Hubert 16 yaşında, gay bir lise öğrencisidir.Annesiyle beraber yaşamaktadır. Ve ikisi korkunç çatışmalar içerisindedir. O annesini, annesi de onu anlamamaktadır.



 Hepimizin bir dönem yaşadğımız şeyleri göreceğimiz bu filmde, yönetmenin konuyu ele alış şeklini ve sunuşunu seveceğinizi düşünüyorum.

   Sakın ola es geçmeyin ve 19 yaşında insanların neler yaptıklarını, yapabildiklerini bir görün. Ben fazlasıyla hayran kaldım filme...Ve kendimden birçok parça buldum.

   Yaş ilerleyip, büyüdükçe anlayışsızlık daha da dağ gibi büyüyor sanki... Her geçen nesil yenisini beğenmiyor. Ama genç olmak, deli+kanlı kız-erkek olmak harika birşey. Gençlere bakın! Nasıl da hala umutlular, gözleri pırıl pırıl. O pırıltnın gitmesine, sönmesine izin vermeyelim. Çocuklarımızı dinlemeye, anlamaya çalışalım. Onlardan daha kıymetli neyimiz var ki dünyada!. ...dünya da daha kıymetli ne var ki çocuklardan başka..
 İyi Seyirler.....

Yazı: olimposgod


FRAGMAN




Annemi Öldürdüm - J'ai tué ma mère - I Killed My Mother
(Türkçe Dublaj Tek Parça Full izle)

2 Mayıs 2013 Perşembe

Barfly

 
Yönetmen Barbet Schroeder
Yapımcı Barbet Schroeder
Senarist Charles Bukowski
Görüntü yönetmeni Robby Müller
 Türü Dram, romantik
Yapım yılı 1987
Devam filmi Factotum (2005)
Oyuncular Mickey Rourke,Faye Dunaway
IMDb 7.1/10

Sizlere eski fakat bir o kadarda çarpıcı bir film tanıtmak istiyorum.Bu filmi özellikle gerçek hayatta  BARFLY olanlara şiddetle tavsiye ederim...!!
Bar Kelebeği 1987 ABD yapımı yarı-otobiyografik dramatik filmdir. Özgün adı Barfly (İngilizce: Barlardan çıkmayan kimse, bar kuşu, bar sineği) olan film Mart 1989'da Türkiye'de sinemalarda "Bar Kelebeği" adıyla gösterime girmiştir. Daha sonra televizyonlarda da bu isimle yeniden yayına verilmiştir.


   Özgün senaryosunu Amerikalı şair, yazar Charles Bukowski'nin (d. 1920 – ö. 1994) 1984 yılında yazdığı filmi Fransız yönetmen Barbet Schroeder 3 yıl sonra çekebilmişti. Baş rollerinde Mickey Rourke ve Faye Dunaway'in oynadığı filmde Bukowski'nin de bir cameo rolü vardır. Barbet Schroeder aynı zamanda filmin yapımcılarından biridir.


   Filmde alkolik yazar Henry Chinaski (Mickey Rourke) ve kendisi gibi toplum dışı bir alkolik olan kadın arkadaşı Wanda Wilcox'un (Faye Dunaway) bütün gün sefil bir barda geçen dipsomanik yaşantıları, barmenle (Frank Stallone) olan rutin didişmeleri, her seferinde sonuçsuz kalan değişme çabaları anlatılmaktadır. Wanda ile aynı eve taşınmaları, kitabının basılması için bir yayıncıdan aldığı önemli teklif bile Chinaski'nin normal topluma karışmasına yetmez.


   Alkole boğulmuş toplum dışı ve depresif bir hayat sürmüş olan Charles Bukowski'nin eserlerinde de sürekli olarak kendi hayatını anlattığı bilinmektedir. Neredeyse hiç ayık gezmemiş olan yazar bu senaryoda da kendi hayatından bir dönemi yansıtmıştır. Filmde Bukowski'yi canlandıran Mickey Rourke alkolik şairi o denli başarılı oynamıştı ki Bukowski öldüğü zaman "The New York Post" da çıkan ölüm ilanında onun yerine Henry Chinaski rolündeki Mickey Rourke'un resmi basılmıştı.(Bukowsky'nin eserlerindeki alter-ego'su Henry Chinaski'dir)

   2005 yılında Matt Dillon'un başrolünü oynadığı Factotum adında bir devam filmi çekilmiştir.
Film Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye'ye aday gösterilmişti. Ayrıca Faye Dunaway de "Sinema Dalında En İyi Aktrist Altın Küre Ödülüne aday gösterilmişti..


Dip Notlar ;
  • "Kino Flo" adı verilen bir ışıklandırma sistemi ilk kez "Barfly" filminde kullanılmıştı. Çekimlerin yapıldığı dar mekanların gerektirmesi ile filmin ışık ekibi bu yeni sistemi Barfly filminin setinde geliştirmişlerdi. "Kino Flo" ışıklandırma sisteminde geleneksel akkor lambalar ve ark lambaları yerine renk ısısı ayarlanabilen, az ısı üreten ve fazla yer kaplamayan özel floresan ampuller kullanılıyordu.
  • Barmen rolündeki Frank Stallone, aktör Sylvester Stallone'nin kardeşidir.
  • Charles Bukowski başlarda filmin kahramanı olan Henry Chinaski'yi Sean Penn'in oynamasını istemişti, buna karşılık Penn de filmi Dennis Hopper'ın yönetmesinde ısrar edince Bukowski Penn'den vazgeçti. Çünkü Bukowski senaryoyu yıllar önce kendisi hakkında Fransız televizyonunda film yapan Barbet Schroeder için özel olarak yazmıştı, üstelik Hollywood şarlatanı olarak nitelendirdiği Hopper'dan da pek haz etmiyordu. Bukowski ve Penn bu olaydan sonra sonra çok iyi dost oldular.
  • Film Los Angeles civarındaki gerçek mekanlarda çekilmiştir. Filmde Wanda'nın oturduğu apartman blokları gerçek hayatta Charles Bukowski ve sevgilisi Jane Baker Cooley'in yıllar önce birlikte oturmuş oldukları bloklarmış.
  • Bukowsky filmin çekimleri ile ilgili anı ve izlenimlerine daha sonra yazdığı Hollywood adlı kitabında yer vermiştir.
  • Filmin senaryo kitabı ise daha filmin yapım aşamalarına geçilmeden önce 1984 yılında Barfly: The Continuing Saga of Henry Chinaski adıyla çıkmıştı.

FRAGMAN



Full Film

1 Mayıs 2013 Çarşamba

127 Hours


2010 - ABD ,  İngiltere
IMDb : 7.7 /10
Aksiyon, Macera, Dram
94 Dak.
Danny Boyle
James Franco ,  Kate Mara ,  Amber Tamblyn ,  Clémence Poésy ,  Lizzy Caplan
Danny Boyle ,  Simon Beaufoy

Yaşanmış gerçek iç burkan bir olaya dayanan 127 Saat, Oscarlı yönetmen Danny Boyle'un 'Slumdog Millionaire'den sonraki çalışması. 

Genç dağcı Aron Ralston, kimseye haber vermeden çıktığı yolculuğunda Utah yakınlarında Moab bölgesinde büyük bir kaya parçasının arasına sıkışır. 5 gün boyunca hayatta kalmak için elinden geleni yapan Aron'ı oradan kurtaracak kimse yoktur. Tek çaresi yine kendisidir...


5 gün boyunca kolu kayaya sıkılmış bir şekilde aç ve suzu kalan Aaron, başta sevgilisi olmak üzere, ailesi ve yolda karşılaştığı iki dağcı kızdan yardım bekler önce. Fakat zaman geçtikçe kimsenin ondan haberi olmadığını anlar... 

5 gün boyunca yaralı halde sıkışıp kaldığı kayada içsel sorunlarıyla başbaşa kalan Aaron aynı zamanda cesareti ve kendisini metrelerce derinlikteki bu beladan kurtarmaya yarayacak tüm yönleriyle de yüzleşir...

Dinamizmini ve heyecanını hiç kaybetmeyen film, seyirciye daha önce hiç yaşamadıkları ve belkide karşılaşamayacakları bir yolculuğa çıkartırken, hayattaki seçimlerle ilgili sıra dışı bir hikâye sunuyor.

FRAGMAN




127 Hours , 127 Saat
(Türkçe Dublaj Tek Part Full izle)

29 Nisan 2013 Pazartesi

Girl, Interrupted


Aklım Karıştı / Girl, Interrupted 1999 ABD
IMDB Puanı: 7.2/10
Tür: Biyografi, Dram, Psikolojik
Yönetmen: James Mangold
Senaryo: Susanna Kaysen
Oyuncular: Winona Ryder,
Angelina Jolie, Whoopi Goldberg
Müzik: The Chambers Brothers
Süre: 2 saat 7dakika

  Susanna Kaysen (Winona Ryder), 1967 Nisan’ında 18 yaşındadır ve aşırı bir aspirin dozajından sonra kendi isteğiyle Claymoore akıl hastahanesine girer ve orada bir yıldan fazla kalır. O zaman Amerika Birleşik Devletleri kanunlarına göre akıl hastahanesine girebilmek için ya bir velinin ya da reşit olan kişinin imzası gerekir, ancak bu imza aynı zamanda o kişiye düzelene kadar oradan çıkma yetkisini elinden alır. Burada geçireceği 18 ay boyunca hem kurtulmanın yollarını arayacak hem de etrafındakileri daha yakından tanıyacaktır.


60'lı yılların Amerikasına ve psikiyatri biliminin yetersizliğine eleştirel bir bakış acısıyla yaklaşan film, delilikle normallik arasındaki ince cizgiyi gözlerinizin önüne seriyor. 
Gerçek bir yaşam öyküsünden alınan film, psikiyatri kliniğine yatırılan fakat burayı asla kabullenemeyen genç bir kadının dramatik hikayesini aktarıyor..

FRAGMAN

SOUNDTRACKS
 Downtown
 
The End of the World
 


Aklım Karıştı / Girl, Interrupted
(Türkçe Dublaj Tek Parça Full izle)

27 Nisan 2013 Cumartesi

The Hurricane

Yıl: 1999
IMDb: 7.4/10 Yönetmen: Norman Jewison
Oyuncular: Denzel Washington, Deborah Kara Unger
Ödüller: En İyi Erkek Oyuncu Altın Küre Ödülü - Drama 


Ortasiklet boks şampiyonluğunun eşiğine kadar gelen boksör Rubin "Hurricane" Carter yanında bir arkadaşıyla birlikte New Jersey'de bir barda otururken işlenen bir cinayet sonucu üç kişi hayatını kaybeder.



Cinayet olayından sorumlu tutulan Carter yanındaki arkadaşıyla birlikte tutuklanır ve yapılan yargılama sonucunda suçlu bulunarak üç kere ömür boyu hapis cezasına çarptırılır. Cinayet olayıyla ilgili olmadığı halde hapishaneye giren Carter'in dünya şampiyonluğu hayalleri darmadağın olmuştur. Irkçı önyargılara öfkesini ve çaresizliğini yazıya dökmeye karar verir ve hücresinde anılarını yazmaya başlar.



Aradan yıllar geçer. Yaşamını Kanada'da toplumsal hizmet vermeyi amaç edinen üç aktivistin gözetiminde sürdürmekte olan Lesra Martin adlı hayattan soğumuş bir genç, bir rastlantı sonucu Carter'in kitabını okuduktan sonra hayatında ilk kez bir amaç edinir ve Carter'ı hapishaneden kurtarmak için ne gerekiyorsa yapmaya karar verir.



Carter ile mektuplaşmaya başlayan Lesra Martin, Carter'in salıverilmesine yönelik bir kampanya başlatmaları için Terry Swinton, Lisa Peters ve Sam Chaiton adlı üç aktivistin yardımını ister. Carter bu üç yabancı insanın yardım talebi karşısında başta isteksiz davranırsa da bir süre sonra onların olağanüstü tutkusu karşısında etkilenir. 



İlginç Not :
 *Ünlü müzisyen Bob Dylan, 70'lerde Rubin Carter'a destek olmak için "Hurricane" adlı bir şarkı yazmıştı. Bu şarkı filmin iki değişik bölümünde çalıyor.

*Denzel Washington'ın 1992'de Oscar'a aday olduğu Malcolm X filmini yönetmesi için Norman Jewison'ın ismi geçiyordu. Fakat Spike Lee, Malcolm X'i beyaz birinin yönetmesinin doğru olmadığını söyledi ve filmi kendisi yönetti. Sonuçta ortaya çok etkili ve başarılı bir film çıkardı.

FRAGMAN
 



Onaltıncı Raund - The Hurricane
(Türkçe Dublaj Tek Part Full izle)

The Doors

1991 - ABD
Biyografi ,  Dram ,  Müzikal
140 Dak.
Oliver Stone
Meg Ryan ,  Kelly Hu ,  Val Kilmer ,  Michael Madsen ,  Kyle MacLachlan
Oliver Stone ,  Randall Jahnson
Sasha Harari ,  A. Kitman Ho ,  Bill Graham

Amerikalı rock grubu The Doors üzerine yapılmış, gelmiş geçmiş en iyi biyografi filmlerinden biri sayılan film, grubun efsanevi solisti Jim Morrison üzerine odaklanıyor. Grubun sıkı bir dinleyicisi olan yönetmen Oliver Stone, solistin fırtınalı yaşamını etkili bir anlatımla gözler önüne seriyor.


Çoğu zaman kalın çizgilerle anlatılan ve gerçek anlamda içselleştirilemeyen rock felsefesini gerçekçi ve ihtiraslı bir anlatımla aktaran filmde Val Kilmer oyunculuk hayatının en önemli rolünü başarıyla yerine getiriyor. Sadece dahil olduğu Amerikan toplumunu değil, tüm dünyayı değiştiren bir devrimin panoramasını yansıtan film klasikler arasındaki yerini almış durumda? 

FRAGMAN







 The Doors
(Türkçe Dublaj Tek Parça Full izle) 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...