Yönetmeni: Alan Parker
Tür: Gerilim, Gizem
IMDB Puanı: 7.3/10
Ülke: ABD, Kanada, İngiltere
Yapım:1986 ABD
Yayınlanan Tarih: 4 Aralık 1987
Görüntü yönetmeni;
Michael Seresin
Senaryo yazarı: William Hjortsberg, Alan Parker
Oyuncular:
Mickey Rourke, Robert De Niro, Lisa Bonet, Charlotte Rampling, Stocker Fontelieu,
Brownie McGhee, Michael Higgins, Elizabeth Whitcraft
Korku-Gerilim tarzındaki filmleri bilirsiniz. Bu türde dişe dokunur senaryolar pek nadir cıkar. Genellikle bir iki araba dolusu genç, sağa sola gidip, tuhaf yerlerde, çeşitli dünya dışı ya da ruhani boyuttan gelen yaratıklar tarafından hunharca katledilirler. Zombiler, vampirler ve şeytani yaratıklar, kan, vahşet vs. hepsini unutun.
Sizlere korku gerilim türünün şaheserlerinden birini tanıtacağım.
1950'lerin Harlemine gidiyoruz. Filmin atmosferi anında sizi içine alıyor. 50'li yıllarda geçen bir polisiye-cinayet filmi edasıyla başlayan olaylar, Mickey Rourke'un efsanevi denilebilecek oyunculuğuna Robert De Niro'nun tüm gizemiyle katılmasından itibaren tuhaf bir şekilde gelişmeye başlıyor.
Hayran kalınacak derecede güzel yazılmış senaryo, mükemmel prodüksiyon tasarımcılığı ve görüntü yönetmeni Michael Seresin ile birleşince ortaya cıkan iş, şaşırtıcı derecede gerçekci ve etkileyici bir atmosferde akan bir gizem öyküsü. Öyle ki filmin son çarpıcı sahneleriyle allak-bullak bir şekilde kalkıp kendime bir kahve yapmaya gittiğimde, mutfakta bir mikrodalga fırın görmek beni şaşırttı. Ancak ondan sonra 50'li yıllardan silkinip (emin olmak için birde camdan arabalara baktıktan sonra) geçtim yazımın başına.
86 yapımı bu filmi halen izlemediyseniz tam zamanıdır. Benim puanım 8.0/10 Yazı:by OvErUyUz
Kısaca Konusu;
Uyarı:Yazının devamı,
eserin konusu hakkında ayrıntılı bilgi içermektedir.
Ocak, 1955. Harry Angel (Mickey Rourke) New York'da
özel detektifdir. Tehlikeli işlerle uğraşmaz, çoğu zaman sıradan takip
etme gibi işlere bakar. Bir gün Louis Cyphre isimli kişi (Robert De Niro) onu Johnny Favorite isimli eski bir şarkıcıyı bulmak için tutar. Favorite, II. Dünya Savaşından
sonra kaybolmuş, hastaneden hala çıkmadığı raporu olsa da hala
ortalıkta yoktur. Harry Angel ilk başta olayı araştırır fakat olayla
ilgili kişilerin hepsi bir bir öldürüldükten sonra Angel işi birakmak
ister fakat Cyphre daha fazla para vermeyi teklif edince Harry Angel işi
tekrar kabul eder. Olayla ilgili araştırmaları gittikçe ilginçleşmeye
başlamaktadır. Hatta bir süre sonra Harry kendisini voodoo ve satanizm'in dünyasında bulur
Filmde önemli rollerde Mickey Rourke ve Robert De Niro’nun yanı sıra,
bir dönem TRT ekranlarında gösterilen Cosby ailesinin büyük kızı Denis
rolü ile hatırlanan Lisa Bonet var…
Ödüller:
Film Lisa Bonete Young Artist Ödüllerinde Favori Genç Aktris Ödülü kazandırmışdır. Robert De Niro En iyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Alan Parker En iyi Senaryo ve Lisa Bonet En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Saturn Ödülüne aday gösterildi.
Bizim jenerasyonumuz için pazar günü film seyretmek ayrı bir anlam taşır. Pazar sineması denilen bir olgu vardır ki, yanlış hatırlamıyorsam, pazar sabahı erken saatlerde başlayan, çoğu zaman western, arada sırada aile "çocuk", nadirende romantik komedi filmlerinden oluşan bir kuşaktı.
Yabana atılası bir kuşak değildi..!!
Öyle ki; çoğu zaman batının vahşi doğasında at sürürülür, klasik bir hollywood aşk hikayesiyle siyah beyaz Amerikan ruyalarına dalınır, bazende mahallede yaramazlık peşindeki çocuk çetesinin, sıradan bir asosyal komşu üzerine boşa kurduğu hayaller izlenerir, sakin başlanırdı güne.
Bu açıdan da bir önemi vardı,
belki de dönemin darbeci generalleri pazar günleri halkı sakinleştirmek için doğru yolu bulmuşlardı...
Filmin bitmesine yakın, insanın içinde ufakta olsa bir sıkıntı belirirdi; çünkü başka bir kanala geçme imkanı da olmadığından, filmden sonra başlayacak olan bir saatlik pazar konserinin kasveti ve mecburiyeti sizi yakalıyıverirdi. Pazar konseriyle birlikte tv kapatılır, aile çeşitli yerlere dağılırdı. Büyük ölçüde, Türk insanının klasik müzik konusunda isteksiz olmasının nedeni belkide o bir saatlik Pazar Konserleriydi. Kim bilir.?
İşte dediğim gibi, tembel bir pazar gününe başlamak için harika bir yoldu.
Halkı da kendileri gibi embesile çevirme yolundaki ulusal medya kartelleri yoktu. Ya da sosyal medya denilen olgu yoktu. Haftasonu tanımaz ekonomi kanalları yoktu. Twitterda iki haftadır sandalyeden kalkmadan koca kıçlarıyla hükümet-muhalefet-din-ahlak herkese çemkirten sözümona sosyal medya yazarları (bu bir özeleştiridir), dehşet haberleriyle dolu rolling news formatlı haber televizyonları, itiş kakış birbirini becermeye çalışan, 3-5 yıllık çakma ünlü insanların, muhteşem arabalarıyla geçit töreni yaptığı magazin programları ya da "kredi ister misiniz?" diyerek mesaj atıp duran yasal tefeci bankaların çaldırdığı cep telefonları ile değil, güzel bir filmle başlanırdık güne.
Bu yüzden pazar günü sizlere seçeceğim film konusunda zorlandım. Şarap Bağı "The Chateau Meroux" isminde bir şarap filmi önerecektim, oda tam bir fiyasko çıktı. "Sideways" ve "A GoD Year" yazılarından sonra böyle birşey yapamazdım.
Sonuçta içinde kovboylar, yaramaz çocuklar ve bu pazar yazısında bahsettiğim hiçbirşey olmayan bir film seçtim.
Hemen kızmayın..!
O bahsettiğim filmler kadar sempatik, eğlenceli ve komik bir film Benim Çılgın Türk Düğünüm "Meine Verrückte Türkische Hochzeit"
Neden bu film derseniz; Türk insanının 80'li yıllardaki halini anmışken, bizden bahseden, hem de başkasının gözüyle bizden bahseden bir film olsun istediğim için diyebilirim.
Film, etrafları Türk göçmenlerle çevrili bir çevrede, esnaflık yapmaya çalışan idealist iki arkadaştan birinin bir Türk kızına aşık olmasıyla başlıyor. Ulaştığı heryerde birçok köycük yaratan Türk insanının "asla değişme, değiştir" "uyum sağlama, uydur" şeklindeki yaşam tarzına birçok tokat sallıyor.
Eğlenceli bir pazar filmi olacağından emin olduğum filmi hepinize tavsiye ediyorum..
Değişime açık ve uyum sağlayabildiğiniz bir pazar günü olması dileğiyle iyi seyirler..
Filmde ‘Götz’ adlı bir dükkan sahibini canlandıran Fitz, Mandala Tayde
adlı oyuncu tarafından canlandırılan ‘Aylin’ adındaki Türk kızına aşık
oluyor. Götz, hukuk öğrenimi gören Aylin ile evlenebilmek için önce
ailesinin sevgisini kazanması gerektiğini anlıyor. Ancak Aylin’in
‘Süleyman’ adlı babasını canlandıran Hilmi Sözer evliliğe karşı çıkıyor,
çünkü kızını, Gandi Mukli’nin canlandırdığı ‘Tarkan’ adlı Türk doktorla
evlendirmek istiyor. Götz’ün gazeteci annesini canlandıran Katrin Sass
da oğlunu liberal bir şekilde yetiştirmesine ve kendisini dünyaya açık
bir insan gibi görmesine rağmen, Aylin ile ilk kez tanıştığında oğlunun
bir Türk kızıyla beraberliğini tasvip etmiyor ve olaylar bu şekilde
gelişiyor.
FRAGMAN
Benim Çılgın Türk Düğünüm "Meine Verrückte Türkische Hochzeit"
(Türkçe Dublaj Tek Parça Full İzle)
Yapım : 2006, ABD Tür : Komedi / Macera / Romantik
IMDb: 5,8
Türkçe İsmi:Darwin Ödülleri Yönetmen : Finn Taylor Senaryo : Winona Ryder, Juliette Lewis, Chris Penn, David Arquette, Robin Tunney, Judah Friedlander, Finn Taylor Oyuncular : Tim Blake Nelson, Tom Hollander, Juliette Lewis, Joseph
Fiennes, Chris Penn, David Arquette, Alessandro Nivola, Lukas Haas,
Julianna Margulies, Josh Charles, Kevin Dunn, Nora Dunn, Judah
Friedlander, Brad Hunt, Ty Burrell Yapımcı : Jason Blum Görüntü Yönetmeni : Hiro Narita Müzik : David Kitay Süre : 1 saat, 33 dk.
Darwinist bir adam olarak bu filmi gördüğüm anda, sorgusuz sualsiz satın aldım. O an inanın filmle ilgili hiçbir fikrim ya da duyumum yoktu.
Üstelik Charles Darwin gibi bir adamla ilgili bir film düşündüğümde, ilk aklıma gelen senaryo, 1800'lerde Beagle adında bir yelkenli gemiye binmiş genç Darwin, dalgalarla verilen çetin bir mücadele sonucu Galápagos Adalarına cıkar, yıllar süren acılı hastalıklarla ve doğayla verilen mücadeleler süresince araştırmalarını sürdürür. Sonuç olarak evrim teorisini ve doğal seleksiyon fikrini geliştirir..
Belki benim senaryom klasik Jules Verne uslubu yazılmış "Beagle Maceraları" adlı bir film olabilirdi fakat yönetmen ve yazar Finn Taylor benden çok çok daha yaratıcı ve ironik bir zekaya sahip.
Darvin Ödülleri yada Darwin Awards aslında doğal seleksiyon "doğal seçilim" etrafında kurulmuş bir senaryo. Bu senaryoyu net algılamak için nedir bu doğal seleksiyon dersek, kısaca şöle acıklayabiliriz; doğal seçilim, belirli bir türde dış çevreye uyum konusunda daha elverişli özelliklere sahip organizmaların, bu elverişli özelliklere sahip olmayan diğer bireylere göre yaşama ve üreme şanslarının daha yüksek olması ve bunun sonucu olarak genlerini yeni kuşaklara aktarabilmeleri yoluyla işleyen evrimsel mekanizmadır. Böylece dış ortama uyum sağlamakta sorunlar yaşayan bireyler ve genler organizma popülasyonundan tasfiye edilmiş olmaktadır. Ayrıca doğal seçme, doğal ayıklanma ya da doğal seleksiyon olarak da adlandırılır.
Sonuç olarak filme dönücek olursak, iki araştırmacı olan Michael Burrows (Joseph Finnes) ile Siri Taylor (Winona Ryder) Darwin kazaları olarak tarif edilen tuhaf ve gerzek ölümler ile sonuçlanan davaları bir sigorta şirketi için incelemektedirler. Bunun evrim teorisini geliştiren Darwin’e bağlantısı ise gerçekten çok egzantirik; bu tür kazalardan ölen kişiler, aslında kendilerini toplumdan silmek suretiyle topluma fayda sağlıyorlar. Çünkü yok oluşları ile geri de kalanların zeka seviyesi yükselmiş oluyor. Böylelikle de istemeden (veya bilmeden) Darwin’in evrim teorisine katkı yapmış oluyorlar. Darwin ödülleri ise bu insanlara verilmesi öngörülen ödülün ismi.
Filmde birbirinden matrak "aptalca" ölüm ve kazayı araştıran karekterlerimizden Michael Burrows'ın opsesif bir kişilik olmasıda akışkanlık acısından filmi destekliyor ve gülümsemenizi yüzünüze sabitliyor.
Tahmin ediyorum "yahu matrak ölümmü olur" diyenler olmuştur aranızda. Evet Finn Taylor yazmış ve bal gibide olmuş. Öyleki bu ölümlerle aramızdan ayrılan kişiler hakikaten gelecek kuşaklara aktarıcağımız zeka seviyemizi yükseltmiş oluyorlar. Kahramanlarımız ülkenin çeşitli yerlerinde bu ölüm ve kazaların peşinde koşup sigorta şirketini boşa ödenecek birçok tazminattan kurtarırken, filmimizde bir nevi Yol Filmi haline geliyorki, tadından yenmez bir hal olıyor.
İnternette kısa bir araştırma yaparak gerçek hayattaki gerçek Darwin ödülü kazanmış insanlarla ilgili birçok site bula bilirsiniz. http://www.darwinawards.com/
The Darwin Awards bence kara mizah türünün seçkin örneklerinden birisi.Imdb puanı 5,8 olan bu film ayrıca bize, bu tarzda ölümlerin dünyada yeteri kadar yaşanmadığınıda kanıtlıyor ki The Darwin Awards benden 7,0/10 puan alıyor.
Bir adli dedektif (Finnes) ve sigorta tazminat müfettişi (Ryder)
Darwin Ödülü’nü kazanacak potansiyel kişiyi araştırmaya başlarlar.
“Darwin ödülleri, insan genlerinin gelişmesini, kendilerini kaza sonucu
en aptal şekillerde öldüren insanları ödüllendirerek kutluyor”. Burrows
suçluları bulmada çok başarılı bir dedektiftir. Siri ise Burrows’un
düşünceli yaklaşımının aksine uzlaşmaz bir sigorta araştırmacısıdır.
Siri’nin patronu Burrow’u sigorta şirketini büyük masrafa sokabilecek
potansiyel Darwin ödüllerini kazanabilecek insan profilini oluşturması
için kiralar ve ikili insanları bu ölümlere iten sebepleri bulmak için
çalışmaya başlarlar.
Yönetmen: Ang Lee
Yazan: E. Annie Proulx
Senaryo: Larry McMurtry ve Diana Ossana
Sinematografi: Rodrigo Prieto
Yapım Yılı :2005
IMDb:7,7/10
Oyuncular:
Heath Ledger - Ennis Del Mar
Jake Gyllenhaal - Jack Twist
Randy Quaid - Joe Aguirre
Anne Hathaway - Lureen Newsome
Michelle Williams - Alma
Yaşadığımız dünyada tekdüze ve rutin hayatlarımız var. Tek yönlü tercihlerimiz zaman içinde öylesine kemikleşmiş tabular haline geliyor ki bizleri yaşlandıkça aslında gençken hiç hayalini bile kuramayacağımız insanlar haline getiriyor.
Hetereseksüel hegomanya altında ezilen seksüeliteler için bir hakaret sallayıp geçiyoruz çoğu zaman..
Oysaki Judith Butlerın dediği gibi "Bedenimizin sınırları, dünyamızın sınırları değildir" Butler'ın söylemek istediği "cinsiyet"in de tıpkı toplumsal cinsiyet gibi bir inşa olduğu ve inşa öncesi bir "kadınlık" ya da "erkeklik" kategorisinin söz konusu olmadığıdır. Butler'a göre evrensel ve sabit bir kadın-erkek ikiliği etrafında şekillenen yaklaşımlar, farklı cinsel kimliklerin icrasındaki siyasal, kültürel ve toplumsal kesişmelerin çoğulluğunu yeterince anlayamaz.
Bu bağlamda, insan doğası homofobi dediğimiz psikolojik bozukluğu ortaya cıkarıyor. Islami engeller, mahalle baskısı, aile baskısı, eşcinsellerin toplum içindeki itilmiş hayat tarzı ve benzeri birçok sosyal zorbalığın bolca olduğu bizim gibi geri kalmış ortadoğu ülkelerinde çok sık görülen fomofobi, aslına bakarsanız, kişilerde çoğunlukla eşcinsel güdülerinden korktuğu, kendine dahi itiraf edemediği ya da çeşitli seksüel deneyimlerde asla aktif rol alamadığından görülebiliyor.
Filmin isminin korsan baskılarında "ibne kovboylar" şeklinde çevrilmesi, sevdiğim ve çok beğendiğim bir film olduğunu söylediğim bir ortamda "ibne misin oğlum sen" şeklinde tepki almam, farklılıkları kabullenememiş toplumumuzdaki bu homofobik ortamdandır.
Brokeback Mountain filmini sıradan bir homofobik toplum taşlaması olmaktan çıkaran ABD'nin batısında oldukca taf bir iş olan cowboy bir cift arasında geçiyor olması. Karakterlerden birisi ciddi anlamda homofobik olmasına rağmen, sonrasında kendini derin bir aşkın içinde buluyor.Çeşitli toplumsal gerekçeler ve olaylar sonunda ayrı düşselerde, hayatları boyunca sürecek olan bu tutkulu aşk hikayesini, seksüel tercihleri bir yana bırakabilen, kendi seksüelitesiyle barışık kişiler zevkle izleyebilirler. Gelgelelim bu konularda tabulara sahip homofobik kişiler için film "ibne kovboylar" başlığından öteye gidemeyecek bir film.. hiç izlemeye yeltenip boşa rahatsızlık yaşamayın.
Benim açımdan ise bir-iki sahne dışında oğlum,eşim, ailece izlenebilecek teknik açıdanda oldukça güçlü bir film.Brokeback Mountain'ı etiketlerken "Doğa Temalı Filmler" arasına da koyacağım. Çünkü filmin setleri Amerikanın inanılmaz doğası içinde, muhteşem manzaralar eşliğinde geçmekte.
Yıldızımın hiçbir zaman uyuşmadığı akademinin bu filme oscar verebilmiş olması beni şaşırtmıştı açıkcası. Fakat Brokeback Mountain oscarı kesinlikle hak eden harika kurgusu, etkileyici senaryosu,toplumsal irdelemeleri, görülmeye değer sahne seçimleri ile benden 9.2 /10 alıyor.
Hayatta farklılıkların birlikteliklerini kabullenebilmiş, farklılıkların yarattığı değişik renk tonlarını
algılayabilen, hangi cinsin arasında geçerse geçsin aşkı kabullenip sevebilen bütün dostlara tavsiyemdir.
Ennis Del Mar (Heath Ledger) ve Jack Twist (Jake Gyllenhaal) aynı
anda kovboyluk işine başvurur. İkisi de işe alınır ve kampa gönderilir.
Sabahtan akşama koyun güden ikili akşamları konuşmaya ve arkadaşlık etmeye başlar. Zamanla bu arkadaşlık aşka dönüşür. Ancak kapalı bir toplumda ve eşcinselliğin hiç kabul görmediği bir dönemde yaşamaktadırlar. Kamp dönüşü her ikisi de evlenir ve çocuk sahibi olur.
Aradan dört yıl geçer. Jack, Ennis'e bir kart gönderir ve onu ziyeret
etmek istediğini söyler. Ennis teklifi sevinçle kabul eder. İkili
bir-iki haftalığına kampa gider. Ennis'in eşi iki kovboyun arasındaki
ilişkiyi farketmiştir ve Ennis'den boşanır.
Biri çiftçi, diğeri rodeo kovboyu olan bu iki adam farklı
karakterlerine rağmen birbirlerine bağlanırlar. Yaşam boyu sürecek olan
bu ilişki, kopmalar ve ayrılıklar yaşayacak fakat iki aşığı her zaman
buluşturacaktır. Ortaya, kulaktan kulağa yayılacak, aşka dair güçlü
tonlar barındıran efsanevi bir hikâye çıkacaktır.
Oskar Adaylıkları ve Ödülleri:
Brokeback Dağı, 31 Ocak 2006'da sekiz dalda Oscar'a aday gösterilmiş, 5 Mart 2006'da sahiplerini bulan 78. Oscar Ödülleri`nde üç dalda Oscar almıştır.
En İyi Erkek Oyuncu - Heath Ledger
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu - Jake Gyllenhaal
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu - Michelle Williams
En İyi Uyarlama Senaryo - Larry McMurty ve Diana Ossana - Aldı
En İyi Sinematografi - Rodrigo Prieto
En İyi Yönetmen - Ang Lee - Aldı
En İyi Orijinal Şarkı - Gustavo Santaolalla - Aldı
En İyi Film
Diğer Ödüller:
63. Altın Küre Ödülleri
En İyi Film - DramEn İyi Yönetmen - Motion Picture (Ang Lee)En İyi Senaryo - Larry McMurtry ve Diana OssanaEn İyi Şarkı - Gustavo Santaolalla ve Bernie Taupin, "A Love That Will Never Grow Old"
2006 MTV Film Ödülleri
En İyi Performans: Jake GyllenhaalEn İyi Öpüşme Sahnesi Ödülü: Jake Gyllenhaal & Heath Ledger
Boston Society of Film Critics
En İyi FilmEn İyi Yönetmen - Ang Lee
Central Ohio Film Critics Association
En İyi 10 FilmEn İyi Aktör - Heath LedgerEn İyi Senaryo
Chicago Film Critics Association
En İyi Senaryo - Larry McMurtry ve Diana OssanaEn İyi Score - Gustavo Santaolalla
Critics' Choice Ödülleri
En İyi FilmEn İyi Yönetmen - Ang LeeEn İyi Yardımcı Kadın Oyuncu - Michelle Williams
Dallas-Fort Worth Film Critics Association
En İyi 10 FilmEn İyi FilmEn İyi Yönetmen - Ang LeeEn İyi Senaryo - Larry McMurtry ve Diana OssanaEn İyi Sinematografi - Roberto Prieto
Director's Guild Ödülleri
Yılın Yönetmeni Ödülü - Theatrical Motion Picture
European Film Awards
En İyi Yönetmen - Ang Lee
Florida Film Critics Circle
En İyi FilmEn İyi Yönetmen - Ang LeeEn İyi Senaryo - Larry McMurtry ve Diana OssanaSinematografi - Roberto Prieto
Iowa Film Critics
En İyi FilmEn İyi Yönetmen - Ang Lee
Las Vegas Film Critics Society
En İyi FilmEn İyi Aktör - Heath LedgerEn İyi Yönetmen - Ang Lee
Los Angeles Film Critics Association
En İyi FilmEn İyi Yönetmen - Ang Lee
National Board of Review
En İyi 10 FilmEn İyi Yönetmen - Ang LeeEn İyi Yardımcı Erkek Oyuncu - Jake Gyllenhaal
National Public Radio
Bob Mondello'nun 2005'in En İyi Filmleri
New York Film Critics Circle
En İyi FilmEn İyi Yönetmen - Ang LeeEn İyi Erkek Oyuncu - Heath Ledger
Online Film Critics Society
En İyi Uyarlama Senaryo - Larry McMurtry ve Diana OssanaEn İyi Score - Gustavo Santaolalla
Phoenix Film Critics Society
En İyi 10 FilmEn İyi Erkek Başrol Oyuncusu Performansı - Heath LedgerEn İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Performansı - Jake GyllenhaalEn İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Performansı - Michelle WilliamsEn İyi Uyarlama SenaryoEn İyi Sinematografi
Producer's Guild Awards
Yılın Prodüktörü Ödülü - Theatrical Motion Picture
Satellite Awards
Üstün Motion Picture, DramaÜstün Yönetmen - Ang LeeÜstün Film Kurgusu - Geraldine Peroni ve Dylan TichenorÜstün Orijinal Şarkı - Gustavo Santaolalla ve Bernie Taupin, "A Love That Will Never Grow Old"
Southeastern Film Critics Association
En İyi 10 FilmEn İyi FilmEn İyi Yönetmen - Ang LeeEn İyi Uyarlama Senaryo - Larry McMurtry ve Diana Ossana
St. Louis Gateway Film Critics Association
En İyi FilmEn İyi Aktör - Heath LedgerEn İyi Yönetmen - Ang LeeEn İyi Senaryo - Larry McMurtry ve Diana Ossana
Utah Film Critics Society
En İyi FilmEn İyi Yönetmen - Ang Lee
62. Venedik Film Festivali
Altın Aslan - En İyi Film
FRAGMAN
SOUNDTRACKS
Brokeback Mountain , Brokeback Dağı
(Türkçe Dublaj Tek Part Full İzle)