En Son Yayınlananlar:

Drama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Drama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2013 Pazartesi

La Prima Cosa Bella

 
Gördüğüm En Güzel Kadın
The First Beautiful Thing, La Prima Cosa Bella
Yönetmeni: Paolo Virzì
Türü: Komedi, Dram
IMDB Puanı: 7.2
Yılı: 2010
Ülke: İtalya
Senaryo yazarı: 
Paolo Virzì, Francesco Bruni, Francesco Piccolo
Başrol Oyuncuları: 
Valerio Mastandrea, Micaela Ramazzotti, Stefania Sandrelli, Claudia Pandolfi, Marco Messeri, Fabrizia Sacchi


 Film, yerel bir güzellik yarışmasında başlıyor. Kadın başrol karakterimiz olan Anna Nigiotti, bu yarışmada güzelliğiyle herkesi etkileyerek birinci olur. Ailenin erkek olan karakterleri yani kocası ve oğlu bu durumdan çok memnun değilken, kendisine hayatı boyunca hep daha yakın olacak olan kızı ise çok mutludur.

Ancak Anna kişilik olarak biraz muzur meşrep, tabiri caizse "aşk kadını" da diyebileceğimiz bir yapıya sahip olmasından  kaynaklanan ailevi problemler yaşamaktadır. Polis olan kocasının kıskançlık krizleri ve bitmeyen kavgalar sonucu Anna çocularınıda alıp evi terk eder. 

 

Anna Nigiotti çok zeki bir kadın değildir, çok güzel bir aşk kadınıdır. Ancak, bu onun erkekler tarafından kolayca kandırılmasına sebep olur. Erkeklerin ilgisi sürekli üstündedir ve bir süre sonra çocuklarla düştüğü durumdan kurtulmak için bu ilgiyi kulanmak zorunda kalmaya başlar. 

Anna'nın oğlu, yapı olarak, daha küçük olmasına rağmen herşeyin farkında, annesinin ilişkilerinden oldukca rahatsız, kız kardeşine kolkanat germeye çalışan, mutsuz fakat zeki bir çocuktur. Kız kardeşi ise daha pozitif bir kişiliğe sahiptir.

İki çocuk, içinde bulundukları bu durum yetmezmiş gibi, birde polis olan babaları tarafından kaçırılır. Artık baldızıyla ilişkide olan babalarının evine dönmek durumunda kalırlar. Teyzeleri, yani yeni anneleriyle olan hayatları ise çok daha zor olmaya başlar.

Daha sonrasında anneleri bir yolunu bulup, onları babalarının evinden kaçırmayı başarsa da, durumun vahimliği iki küçüğü derinden etkiler.

 

Anna'nın oğlu Bruno biraz daha büyüdüğünde, okulda annesi ile ilgili dedikodulara dayanamaz olur, bir de annesinin hamile olduğunu öğrendiğinde evi terkeder ve uzun yıllar onunla görüşmez. Küçük kız kardeşi ise erken bir evlilik yapmak zorunda kalır.

Film İtalya'nın küçük bir sahil kasabasındaki sosyal yapıyı gözlerimizin onüne sererken, bu şartlarda büyümüş mutsuz, bağımlı bir adam olan Profesör Bruno Michelucci'nin annesinin son günleriyle yüzleşmesini anlatıyor. 

Yönetmen Paolo Virzì'nin ilk filmi olan yapım, aslında birazda otobiyografik özellikler taşıyor. Yönetmen ve senarist Paolo Virzì'nin filmin geçtiği Livorno kasabasında büyümüş olması ve babasının polis olması adeta bunu kanıtlar gibi. Film ismini 70'li yıllarda meşhur olmuş ve bir çok sahnede karakterlerin hepbirlikte söylediği Nicola Di Bari parçası  La Prima Cosa Bella dan almakta.

 

Paolo Virzì kariyeri boyunca genellikle romantik komedi türünde filmler yapmış olsa da bu ilk ve en önemli filmi "La Prima Cosa Bella" için ağır bir dramdır diyebilirim. Film karakterlerinin eğlenceli hatta komik İtalyan tiplemeler olmalarına rağmen, iki çocuğun düştüğü durumlar karşısında seyircinin gülümseyecek hali bile kalmıyor açıkcası.


35-40 yıllık bir zaman dilimine yayılan filmde, 30'lu yaşlarının sonuna yaklaşmış Profesör Michelucci karakterini canlandıran Micaela Ramazzotti, daha öncelerde izlediğim, kayda değer olmayan bir kaç performansının aksine, çok başarılı bir iş çıkartmış. Film ayrıca 2010 Altın Küre ödüllerinde, baş rol oyuncusu Stefania Sandrelli'ye "En iyi Kadın Oyuncu" ödülünü getirmiş, 2011 yılı İtalya'nın Oskar adayı olmayı başarmıştır.

Imdb puanına katılmakla birlikte, tipik bir İtalyan yapımı olan "Gördüğüm En Güzel Kadın", komedi ögelerine rağmen, bana kalırsa çokca acı barındıran çarpıcı bir drama filmidir.

Yazı: OvErUyUz

FRAGMAN

 SOUNDTRACK

Gördüğüm En Güzel Kadın "La Prima Cosa Bella"
(Full Türkçe Dublaj Tek Parça İzle)

30 Mayıs 2013 Perşembe

Tutunamayanlar



(Voksne Mennesker - Dark Horse)
Yönetmen: Dagur Kari
Senaryo: Dagur Kári, Rune Schjøtt
Yapım: 2005

Ülke: Danimarka - İzlanda
Tür: Komedi, Dram
IMDb:  7.1/10
Oyuncular:
Jacob Cedergen (Daniel), Nicolas Bro (Büyükbaba), Tilly Scott Pedersen (Franc), Morten Suurballe (Yargıç)


Dagur Kari filmi için "Kendi çevremizden tanıdığımız belirli bir tür genç insanın hayatını anlatmak istedim. Hiçbir zaman sorumluluk almayan, topluma ve hiçbir standarda uymayan bir grup insan." diyor.

Bu filmde gerçekten de hayata apayrı açılardan yaklaşan, normalin dışında çizgileri olan bir grup genç ve uykusuzluk problemleri çeken normal görünüşlü bir yargıcı seyredeceğiz.

 

Yaşadığı ülkenin başbakanının ismini dahi bilmeyen ana karakter (Daniel), kendisi gibi toplum dışı bir karakter olan (Franc) ile tanışır. (Neyse ki 4. Murat torunu, Cihan Padişahı, Yüce Başbakanımız sıksık üniversiteleri kuşatıp kendisini hatırlatıyor da, bizde böyle başbakanının ismini bilmeyen gençler yok.)

Her neyse sağa sola çemkirtmeden filme dönersek, toplumdışı grafiti sanatçısı karakterimiz Daniel'in yasal kazancı 4 yıl boyunca 7 doları geçmeyince hükümet ve vergiciler bu durumdan kıllanarak kendisini dava ederler. 

 

Ancak Daniel'in tek problemi bu değildir. Yegane sahip olduğu şey, küçük Fiat 500 arabası ve kirasını karşılayamadığı karavanındaki birkaç eski kasetten ibarettir. Maddi problemler, ailevi ilgisizlik ve ilişkisinin doğuracağı sürpriz gelişmeler, Daniel'i iyiden iyiye ezmeye başlar. 

Tam bu sırada yolu, yargılandığı bir davada "uykusuz yargıç" ile kesişir. Yargıç, duvarları kirletmekten dolayı yargıladığı sorumsuz genci cezaya çarptırır. Ancak bir süre sonra kendisi de, ailesi, işi ve bütün diğer sorumluluklarını bırakarak kayıplara karışır.



Yönetmen "Film tam olarak içinde bulunduğu topluma ayak uyduramayan insanların hikayesini anlatıyor. Filmin kahramanları ya kendi alternatif gerçekliklerini yaratıyorlar ya da varolan gerçekliğe kendilerini uydurmak için didinip duruyorlar." diyor

Bu filmde senaryo dışında asıl önemli olan, yönetmenin tarzı. Çok farklı bir anlatım ve mizah yapısına sahip olan Dagur Kari'ye, çok daha kötü bir drama senaryosu verseydiniz, bu tarz ve mizahi yaklaşımla yine ilgi çekici, gülümseten bir iş cıkarabilirdi. 


Daha ilk filmi  "Noi Albinoi" (Buzdan Hayaller) filminde kendini apaçık belli eden yönetmen, farklı tarzı ve bakış açısıyla çok işler başaracağa benziyor.

Bu arada her fırsatta film isimlerini alakasız ve gerzekçe çevirmeyi başaran İthalatcı firmalar bu filme adeta bir kıyak yapmışlar. Gerçek adı "Voksne Mennesker", İngilizcesi "Dark Horse" olan filme adeta doğru ismi bulmuşlar.


İçinde bulunduğu topluma bir türlü ayak uyduramamış bir "Tutunamayan" olarak bendeniz, konunun bana olan yakınlığını da gözönünde bulundurarak, torpilli bir 7.5 / 10 veriyorum. Yönetmeninin özgün mizah duruşuna hayran kaldığım bu filmi, halen izlememiş olanlara tavsiye ediyorum.

Yazı: OvErUyUz
Edit: aslimaniac


FRAGMAN


 Tutunamayanlar - Voksne Mennesker - Dark Horse
(Türkçe Altyazılı izle)
 Part 1
 Part 2
 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...