En Son Yayınlananlar:

2 Mayıs 2013 Perşembe

Barfly

 
Yönetmen Barbet Schroeder
Yapımcı Barbet Schroeder
Senarist Charles Bukowski
Görüntü yönetmeni Robby Müller
 Türü Dram, romantik
Yapım yılı 1987
Devam filmi Factotum (2005)
Oyuncular Mickey Rourke,Faye Dunaway
IMDb 7.1/10

Sizlere eski fakat bir o kadarda çarpıcı bir film tanıtmak istiyorum.Bu filmi özellikle gerçek hayatta  BARFLY olanlara şiddetle tavsiye ederim...!!
Bar Kelebeği 1987 ABD yapımı yarı-otobiyografik dramatik filmdir. Özgün adı Barfly (İngilizce: Barlardan çıkmayan kimse, bar kuşu, bar sineği) olan film Mart 1989'da Türkiye'de sinemalarda "Bar Kelebeği" adıyla gösterime girmiştir. Daha sonra televizyonlarda da bu isimle yeniden yayına verilmiştir.


   Özgün senaryosunu Amerikalı şair, yazar Charles Bukowski'nin (d. 1920 – ö. 1994) 1984 yılında yazdığı filmi Fransız yönetmen Barbet Schroeder 3 yıl sonra çekebilmişti. Baş rollerinde Mickey Rourke ve Faye Dunaway'in oynadığı filmde Bukowski'nin de bir cameo rolü vardır. Barbet Schroeder aynı zamanda filmin yapımcılarından biridir.


   Filmde alkolik yazar Henry Chinaski (Mickey Rourke) ve kendisi gibi toplum dışı bir alkolik olan kadın arkadaşı Wanda Wilcox'un (Faye Dunaway) bütün gün sefil bir barda geçen dipsomanik yaşantıları, barmenle (Frank Stallone) olan rutin didişmeleri, her seferinde sonuçsuz kalan değişme çabaları anlatılmaktadır. Wanda ile aynı eve taşınmaları, kitabının basılması için bir yayıncıdan aldığı önemli teklif bile Chinaski'nin normal topluma karışmasına yetmez.


   Alkole boğulmuş toplum dışı ve depresif bir hayat sürmüş olan Charles Bukowski'nin eserlerinde de sürekli olarak kendi hayatını anlattığı bilinmektedir. Neredeyse hiç ayık gezmemiş olan yazar bu senaryoda da kendi hayatından bir dönemi yansıtmıştır. Filmde Bukowski'yi canlandıran Mickey Rourke alkolik şairi o denli başarılı oynamıştı ki Bukowski öldüğü zaman "The New York Post" da çıkan ölüm ilanında onun yerine Henry Chinaski rolündeki Mickey Rourke'un resmi basılmıştı.(Bukowsky'nin eserlerindeki alter-ego'su Henry Chinaski'dir)

   2005 yılında Matt Dillon'un başrolünü oynadığı Factotum adında bir devam filmi çekilmiştir.
Film Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye'ye aday gösterilmişti. Ayrıca Faye Dunaway de "Sinema Dalında En İyi Aktrist Altın Küre Ödülüne aday gösterilmişti..


Dip Notlar ;
  • "Kino Flo" adı verilen bir ışıklandırma sistemi ilk kez "Barfly" filminde kullanılmıştı. Çekimlerin yapıldığı dar mekanların gerektirmesi ile filmin ışık ekibi bu yeni sistemi Barfly filminin setinde geliştirmişlerdi. "Kino Flo" ışıklandırma sisteminde geleneksel akkor lambalar ve ark lambaları yerine renk ısısı ayarlanabilen, az ısı üreten ve fazla yer kaplamayan özel floresan ampuller kullanılıyordu.
  • Barmen rolündeki Frank Stallone, aktör Sylvester Stallone'nin kardeşidir.
  • Charles Bukowski başlarda filmin kahramanı olan Henry Chinaski'yi Sean Penn'in oynamasını istemişti, buna karşılık Penn de filmi Dennis Hopper'ın yönetmesinde ısrar edince Bukowski Penn'den vazgeçti. Çünkü Bukowski senaryoyu yıllar önce kendisi hakkında Fransız televizyonunda film yapan Barbet Schroeder için özel olarak yazmıştı, üstelik Hollywood şarlatanı olarak nitelendirdiği Hopper'dan da pek haz etmiyordu. Bukowski ve Penn bu olaydan sonra sonra çok iyi dost oldular.
  • Film Los Angeles civarındaki gerçek mekanlarda çekilmiştir. Filmde Wanda'nın oturduğu apartman blokları gerçek hayatta Charles Bukowski ve sevgilisi Jane Baker Cooley'in yıllar önce birlikte oturmuş oldukları bloklarmış.
  • Bukowsky filmin çekimleri ile ilgili anı ve izlenimlerine daha sonra yazdığı Hollywood adlı kitabında yer vermiştir.
  • Filmin senaryo kitabı ise daha filmin yapım aşamalarına geçilmeden önce 1984 yılında Barfly: The Continuing Saga of Henry Chinaski adıyla çıkmıştı.

FRAGMAN



Full Film

We Need To Talk About Kevin

Kevin Hakkında Konuşmalıyız
Dram ,  Gerilim ,  Suç ,  Psikolojik
Yapım : 2011 İngiltere 
110 Dak.
IMDb: 7.5 /10 
Lynne Ramsay
Tilda Swinton ,  John C. Reilly ,  Julianna Rose Mauriello ,  Ezra Miller ,  Siobhan Fallon
Lynne Ramsay ,  Rory Kinnear


Bana göre geçen senenin en iyi filmlerinden olan'Kevin Hakkında Konuşmalıyız'Lionel Shriver'ın bol odullu kıtabından uyarlanma.Tilda Swinton'un şimdiye kadar ki en üstün oyunculuk performansı sergilediği filmde ona John C.Reilly ve genç oyuncu Ezra Miller eşlik ediyor.
 
Filmin konusuna gelince;Eva hamile kalınca bütün kariyer planlarını bir tarafa koyarak çocuğunu doğurur.İlk başlarda huysuz bir çocuk gibi gözüken Kevin,büyüdükçe olayların aslında hiçte onların zannettiği gibi olmadığı anlaşılır.Kötü insan doğulur mu yoksa sonradan mı olunur?
     Bu film sizi gerçekten huzursuz edecek..

Yazı: by Olimposgod

FRAGMAN




 We Need To Talk About Kevin , Kevin Hakkında Konuşmalıyız
(Türkçe Dublaj Tek Part Full İzle)

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Reign Over Me


2007 - ABD
Dram
124 Dak.
IMDb: 7.5/10 
Mike Binder
Adam Sandler ,  Liv Tyler ,  Don Cheadle ,  Saffron Burrows ,  Jada Pinkett Smith
Mike Binder
Jack Giarraputo ,  Michael Rotenberg 




Her insanın başına kötü şeyler gelir. Ama bazıları katlanılmaz derecede olabilir. Bu durumda bir çok kişinin seçtiği yol şudur: Kötü olanları unutmak?

Bazı insanlar başlarından geçen kötü anıları unutmak, onları hafızalarından silmek ister. Çünkü kurtuluşunun ancak bu şekilde mümkün olabileceğine inanmışlardır. Bu safhada umutsuzluk işin içine karışır. Bir insanın umutları olmazsa o insan artık yaşamıyor demektir. İşte umutları kaybettikten sonra ruh ölümü gerçekleşen insan kötü anılarını artık hatırlamaz. Onlar tamamen silinir.

Kişi yeni bir hayata başladığını sansa da aldanır. Çünkü artık umutsuz birisidir. O insan için artık yeni hedefler yoktur. Sadece yaşar. Ne yaptığını bilmeden, geçmişi düşünmeden, gelecekte ne olacağını hayal etmeden?


Charlie Fineman (Adam Sandler) işte böyle birisidir. Anne ve babasını küçük yaşta kaybetmiştir. Eşini ve üç küçük kızını ise yakın zamandaki bir uçak kazasında yitirmiştir. Bütün bu olanlar ondaki dayanma gücünü sıfıra indirmiştir. Artık hayatta tutunabilecek tek bir dalı bile kalmayan Charlie bütün olanları unutmayı tercih etmiştir.(Her ne kadar bu tercih doğrudan onun elinde olmasa da)

Tek yaptığı kulaklığını takıp, müzik dinleyerek dış dünyadan kopmak, orada olanlara kulaklarını tıkamak olmuştur. Ve öyle ki günün birinde karşına çıkan eski oda arkadaşı Alan Johnson?ı (Don Cheadle) bile tanımamıştır.

Fakat bu karşılaşma belki de onun için hayatı yakalamanın yeni bir fırsatıdır. Tekrar hayata dönme fırsatı yakalayan Charlie bu fırsatın üstüne gitmeye başlar. Yeniden arkadaş olan bu iki insan giderek birbirlerini daha iyi tanımaya başlar ve yaşam zorluklarını görürler. Johnson her ne kadar Charlie için bir çıkış yolu olsa bile, aslında o da bir yerden hayatı yakalamaya çalışan biridir. Yakın zamanda babasını kaybetmiş, karısıyla arasında anlam veremediği zıtlıklar oluşmuştur. Aslında bu arkadaşlık her ikisi içinde bir kurtuluş yolu olmuştur.


Tabi bir de hayata başka bir yerden tutunmaya çalışan Donna (Saffron Burrows) vardır. O da doktor Johnson'a her fırsatta muayeneye gelen ve her gelişinde ona asılan umutsuz bir kadındır. Kocası tarafından aldatıldıktan sonra yaşama tutunma dengesini kaybeden Donna da kurtuluşu Johnson'da arar.

Bu üç insanın kesişme noktası psikiyatr Angela (Liv Tyler) olur. Belki hepsi de dertlerine deva olacak kişi olarak Angela'yı görmüştür. Her biri yapabilecekleri en iyi şey olan hayatı yakalamanın yollarını aramaktadırlar.


Uzun kıvırcık saçlarıyla pek alışılmadık bir oyunculukla karşımıza çıkan Adam Sandler, sadece komedi oyuncusu olmadığını gösteriyor bu filmde. Mütevazi oyunculuğuyla gönülleri fetheden Don Cheadle doktor Johnson rolünde. Onlara, her sahnede o müthiş yüz ifadesiyle kendisinin masum olduğuna inandıran Saffron Burrows, genç ama ne yaptığını bilen psikiyatr Liv Tyler ve kocasını arayan eş Jada Pinkett Smith eşlik ediyor.

Hayatı yakalamanın yollarını arıyorsanız ya da arayan insanların dramlarına tanık olmak istiyorsanız bu film tam sizin için. İyi seyirler?

Yazı: sivrisinema


Film Hakkında İlginç bilgiler:
  • Mike Binder Charlie Finamanı Tom Cruisenin oynayacağını düşünmüş ve senaryoyu onu göre hazırlamış.Fakat Tom rolü redd etmiş ardından Brad Pittde rolü redd edince en sonda Adam Sandler almış.Sandler ,"Film için başka oyuncu bulmalarını istiyordum çünkü bu rol çok özen gerektiren ve ciddi bir oyunculuk içeren bir rol,ve böyle olduğu içinde biraz korkuyordum rol almaya".
  • Jennifer Garner çekimler başlamadan birkaç gün önce rolü bırakmış.
  • Hastanede geçen sahnelerde Charlie Fineman bir tamakwa t-shirt'ü giyiyordu, bu Mike Binder'in Indian Summer filminde geçen camp tamakwa'ya bir göndermedir.
  • Liv Tylerin canlandırdığı Doktor Angela Oakhurstun oda numarası 1138`dir.Bu George Lucasın ilk uzun metrajlı filmi olan thx 1138 e göndermedir.
  • Doktor Alan Johnson'un muayenehanesinde, hemşiresinin masasının sol tarafında 01.20.09 ( 20 Ocak 2009) tarihli bir yapıştırma gözüküyor.Bu George W.Bush'un beyaz saraydaki son gününün tarihi.
  • Adam Sandler ve Don Cheadlenin filmde oynadıkları oyun Wanda to kyozô (2005) (Shadow of the Colossus) oyunudur.

FRAGMAN




Reign Over Me , Hayatı Yakala
(Türkçe Dublaj Tek Part Full izle)

127 Hours


2010 - ABD ,  İngiltere
IMDb : 7.7 /10
Aksiyon, Macera, Dram
94 Dak.
Danny Boyle
James Franco ,  Kate Mara ,  Amber Tamblyn ,  Clémence Poésy ,  Lizzy Caplan
Danny Boyle ,  Simon Beaufoy

Yaşanmış gerçek iç burkan bir olaya dayanan 127 Saat, Oscarlı yönetmen Danny Boyle'un 'Slumdog Millionaire'den sonraki çalışması. 

Genç dağcı Aron Ralston, kimseye haber vermeden çıktığı yolculuğunda Utah yakınlarında Moab bölgesinde büyük bir kaya parçasının arasına sıkışır. 5 gün boyunca hayatta kalmak için elinden geleni yapan Aron'ı oradan kurtaracak kimse yoktur. Tek çaresi yine kendisidir...


5 gün boyunca kolu kayaya sıkılmış bir şekilde aç ve suzu kalan Aaron, başta sevgilisi olmak üzere, ailesi ve yolda karşılaştığı iki dağcı kızdan yardım bekler önce. Fakat zaman geçtikçe kimsenin ondan haberi olmadığını anlar... 

5 gün boyunca yaralı halde sıkışıp kaldığı kayada içsel sorunlarıyla başbaşa kalan Aaron aynı zamanda cesareti ve kendisini metrelerce derinlikteki bu beladan kurtarmaya yarayacak tüm yönleriyle de yüzleşir...

Dinamizmini ve heyecanını hiç kaybetmeyen film, seyirciye daha önce hiç yaşamadıkları ve belkide karşılaşamayacakları bir yolculuğa çıkartırken, hayattaki seçimlerle ilgili sıra dışı bir hikâye sunuyor.

FRAGMAN




127 Hours , 127 Saat
(Türkçe Dublaj Tek Part Full izle)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...